21 Mayıs 2011 Cumartesi

İslam Medeniyeti ve Bilim

İslamiyetle bilim niye yan yana yürümesin. Doğal olarak yürür...Hristiyanlıkla bir arada nasıl yürümüşse aynı şekilde yürür. Şüphecilik (ki bu beraberinde Allah'ın varlığından da şüphe etmeyi getirir), sekülerizm (ki dini sadece kişisel alanda ele alır) plastik sanatlar (bilim önce beyinlerde şekillenir), özgür ve sınırsız düşünce gibi hiç bir dinin izin vermediği temel nitelikler olduktan sonra bilimsel gelişme de olur, teknolojik gelişme de (ki ayrı şeylerdir), modernizm de...

Hristiyanlar düşüncelerini dini düşünceden ayırdıkları andan itibaren hızla geliştiler. İslam dünyasının çok kısa süren parlak sayılabilir döneminde Eski Yunan, Hint, İran ve Mısır düşüncesi ve biliminin önemli bir rolü oldu. Bunlarda genelde kurumsal düzeyde değil kişisel düzeyde tartışılabildiler. Genelde kuramsal düzeyde kaldılar, teknolojik uygulamalar çok az oldu (El Cezeri gibi algoritmisler, İbn Sina gibi tıpçılar, El Cebr gibi matematikçiler diye saymaya başlayınca sayının çok az olduğu ortaya çıkar) Batıya katkısı çok oldu fakat, bunlardan yola çıkıp teknolojilerini geliştirenler Avrupa'lılar oldu.

Sanıyorum Hristiyan dünyasının kırılma noktaları 100 yıl laiklik savaşları, Magna Carta, dinde reform hareketleri olmuştur. Bunlar kişisel özgürlük alanlarının sürekli gelişmesi, materyalist düşünce ve buna bağlı merkantilist-kapitalist dönemler, burjuvazinin krallara baş kaldırması, liberalizm, demokrasi vb batı değerlerinin oluşmasına neden olmuştur. Bilim özgür düşünce ister, bu nedenle eğer bir İslam ve/veya Hristiyan rönesansından bahsedilecekse bu dinle cesurca kavga eden/etmeyi göze alan ve dini hassasiyeti gelişmemiş insanların rönesansıdır.

Avrupa'nın ortaçağdan bu günlere demokrasi, insan hakları, basın özgürlüğü gibi temel ilkeler ürettiği, aynı dönemde doğunun neredeyse sadece despotizm ürettiği görülür. Tabii bu Avrupalıların milliyetçilik, ırkçılık, sömürgecillik gibi bir takım yan ürünler de üretmediği anlamına gelmez. Ama sonuçta önce bilimi, beraberinde teknolojiyi gerçek anlamda onların geliştirdikleri su götürmez bir gerçek. Bu çoğrafyada sürdürülebilir bilim, teknoloji ve modernizm üretebilmiş toplumlar kendi değerleriyle batı değerlerini harmanlayabilmiş laik, demokratik toplumlardır.


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder